Kurulumu yapıldığı mekanı, bölümlere ayırma ilkesi ile çalışan Konvansiyonel sistemler, panellerindeki kısıtlı zon sayısından kaynaklanan az sayıda dedektör bağlayabilme problemini, aynı bölgede bulununan ve tek bir kablo yardımı ile bölge dedektörlerini paralel olarak bağlayarak çözerler. Sistemin merkezinde bulunan kontrol paneline bağlanan dedektörlerden, hangisi alarm verirse versin, kontrol panelinde o bölgeye ait uyarı okunsbilecektir. Eğer o bölgede birden fazla dedektör ve buton var ise arıza ya da alarm bilgisinin hangi detektörden geldiğini öğrenmek, o yangın bölgesine sorunu anlamak için gitmeyi mecburi kılar. Bu yaklaşım yangına müdahale açısından ilk bakışta yanlış olmayabilir. birden fazla Detektörün bulunduğu geniş bir alandan yangın uyarı sinyali geldiğinde o bölgeye ulaşmak sorumlu ekibi için yeterlidir. Olaya arıza açısından bakıldığında hattaki herhangi bir kopukluğun yerini saptamak hiç kuşku yok ki zaman ve enerji kaybıdır. Klasik sistemlerin bazı olumsuzluklarını saymak adreslenebilir yangın algılama ve uyarı sistemlerinin getirdiği olanakları daha iyi anlamamıza yardımcı olur. Klasik sistemlerde her bir ihbar hattından merkezi panele kablo çekilir. Bu da kontrol panelinden çevreye yayılan çok sayıda kablo demektir. Yangın zonları bir kere belirlenip ihbar hatları tesis edildikten sonra bu bölgelerde yapılabilecek yenilemeler, tesisatta yapılacak değişikliklerle mümkündür. Ayni hatta bağlanan çeşitli tipte detektör ve butonlardan gelen sinyaller birbirinden ayırt edilemez. Detektörler elektronik olarak basit bir karşılaştırıcıdan oluşurlar. Fiziksel bir büyüklük elektriksen bir büyüklüğe dönüştürülerek önceden belirlenmiş bir referans değer ile karşılaştırılmaktadır. Bu değer alarm limitini asarsa 'Yangın var...!' sinyali kontrol paneline gönderilmektedir.